ULUSLARARASI ORHAN GAZİ VE KOCAELİ
TARİHİ-KÜLTÜRÜ SEMPOZYUMU-V


AMAÇ
Kocaeli Vilayeti büyük bir tarihi ve kültürel birikime sahiptir ve günümüzde de birçok yönden Türkiye’ye rehberlik edecek bir konumda oluşuyla bu önemini sürdürmektedir. Anadolu’nun kilit noktasında bulunan Kocaeli, antik çağlardan itibaren insanların yaşam alanı ve bölgede ortaya çıkan büyük medeniyetlerin bir parçası olmuştur. Bizans Devleti devrinde önemini koruyan şehir Osmanlı Devleti’nin de hareket noktalarından biri olmuştur. İstanbul başkent olduktan sonra Kocaeli, Osmanlı Devleti’nin Anadolu’ya açılan kapısı, yol ağının ana güzergâhı olmuştur. Günümüzde olduğu gibi Osmanlı Devleti zamanında da Kocaeli ülkenin önemli bir sanayi şehri idi. Bu coğrafyaya sahip olan bütün büyük medeniyetlerin izini taşıyan bölge bu medeniyetler içinde özellikle ticaret ve sanayi alanında önemli izler taşımaktadır.
Büyük bir medeniyeti insanlık tarihine armağan eden Osmanlı Devleti’nin kuruluş bölgesinde yer alan Kocaeli, bu devleti kuranların yani kurucu beylerin iz bıraktığı bir şehir olmuştur. İşte bu kurucu beyleri toplumumuza özellikle genç nesillere tanıtmak ana temasıyla başladığımız sempozyumlar serisinin ilki Gazi Akça Koca, ikincisi Kara Mürsel Alp, üçüncüsü Gazi Süleyman Paşa ve dördüncüsünü Çoban Mustafa Paşa adına gerçekleştirilmiştir. İlk üç sempozyuma ait veriler on cilt halinde kitaplaştırılarak hem günümüz akademisine ve toplumuna hem de gelecek nesillere bir miras olarak kazandırılmıştır. Her dört sempozyum hem akademik camiada hem de sosyal tabakalarda büyük ilgi görmüş, Kocaeli ve çevresinin bir bakıma tarihi envanteri ilk defa derli toplu bir halde kitaplaştırılmıştır. Bu sempozyumlara katılan akademisyenlerin de belirttiği gibi şehrin, vilayetin ve çevrenin tarihi ve kültür çalışmaları henüz bitmemiştir. Zira yaklaşık iki bin yıllık bir tarihi geçmişe sahip olan Kocaeli Vilayeti çevresi düzenlenen dört sempozyuma rağmen hala araştırılacak konulara sahiptir.


Tarihi açıdan önemli birçok gelişmeye sahne olan Kocaeli Bölgesi’nin araştırılması ve avantajlarının, dezavantajlarının ortaya konulması günümüz ekonomik ve sosyolojik çalışmalarına da katkı sağlar nitelikte olacaktır. Düzenlemeyi düşündüğümüz sempozyumda sunulacak bildiriler, alanında önemli araştırmacılarının Kocaeli ve çevresi hakkında yapacakları çalışmalar ve sunacakları tebliğler önemli bir birikimin sağlanmasına ve gelişimin önündeki engellerin aşılmasına, yeni projelerin gündeme getirilmesine katkı sağlayacaktır. Zira sempozyuma katılması düşünülen uzmanlar alanının önde gelen isimlerinden oluşacaktır.


Bu ihtiyaçtan ve taleplerden hareketle beşinci sempozyumun düzenlenmesi şehrin tarih ve kültür envanterinin toplaması ve değerlendirilmesi açısından önemlidir. “Kurucu Beylerin İzinde Kocaeli Tarihi Sempzoyumları”nın beşincisi için İzmit Fatihi Orhan Gazi’nin en uygun isim olacağı düşünülmektedir.
Katılımcıları uluslararası nitelikte olacak bu sempozyumla, dünya tarihinde büyük medeniyetlerin kurulduğu bir coğrafyada, önemli bir geçiş noktasında olan Kocaeli ilinin yukarıda genel hatları ortaya konulan tarihsel birikimi yansıtılacaktır. Ana teması Kocaeli’nin fatihi olan ikinci Osmanlı Padişahı Orhan Gazi olacak bu uluslararası sempozyumla şehrimizin daha iyi tanınması sağlanacaktır.

 

NEDEN ORHAN GAZİ (1281-1362)
Orhan Gazi, Osmanlı Devleti’nin kurucusu Osman Gazi’nin oğlu olup beyliğe geliş tarihi 1324’tür.
6 Nisan 1326’da Bursa’yı fethetti. 1329 Pelekanon zaferinin ardından Kocaeli’de Hereke ve sahil kasabaları Üsküdar’a kadar Orhan Bey’in hükmü altına girdi. 2 Mart 1331’de İznik fethedildi. 1333 yazında Orhan Gazi, Nikomedia’yı (İzmit) büyük bir ordu ve mancınıklarla kuşattı. Ancak Bizans imparatoru III. Andronikos, Orhan ile anlaşmaya vararak İzmit kuşatmasından vazgeçmesi karşılığında Orhan’a yılda 12.000 altın ödemeye söz verdi. Böylece İzmit kuşatması vesilesi ile Osmanlı nezdinde Bizans haraç veren bir ülke durumuna düştü (Ağustos 1333).


1337’de Bizans imparatorunun Arnavutluk’ta asilere karşı seferde olmasını fırsat bilen Orhan Gazi’nin İzmit’i ele geçirmesinin ayrıntıları şu şekildedir: Konuralp ölünce Orhan o bölgeyi Süleyman Paşa’ya vermişti. Gazi Abdurrahman’dan bilgi edinen Orhan Bey asker toplayıp Bursa’dan Yenişehir üzerinden Geyve’ye geldi. Geyve boğazında Absu’da Süleyman kendisiyle buluştu, Ayan gölü (Sapanca) ve Aydos’tan gaziler gelip kendisine katıldılar. İzmit’i kuşatabilmek için Yalova yönünde Yalakova’da Koyunhisarı’nı almak gerekiyordu. Orhan bundan sonra bütün kuvvetleriyle gelip İzmit’i kuşattı. Meşhur tarihçi Âşıkpaşazâde’ye göre, “İzmit’in sahibesi bir hatun idi, İstanbul tekfuruna bağlılığı vardı”. Hatun, Orhan ile anlaşıp kaleyi ahidnâme ile teslim etmek zorunda kaldı; zira Bizans imparatoru uzakta Arnavutluk’ta isyancılara karşı savaşa gitmişti.


Orhan, Aydos’taki gazileri İzmit şehrinin muhafazasına tayin etti. Kiliseler mescide çevrildi. Bir kilise medrese için ayrıldı. Süleyman Paşa İzmit’e vali tayin edildi. İzmit-Yalakova Marmara sahilini koruma görevi Kara Mürsel’e verildi. Bizans’tan gelebilecek saldırıları önlemek için Akça Koca’nın merkezi Kandıra bölgesindeki uç gazileri buraya getirildi. Bizans’ın Mesothenia bölgesi Akça Koca ile bölgeye gelmiş olan gaziler arasında bölüşüldü. Orhan Bey, Ermini-ili (bugün Akmeşe) bölgesini Yahşilü’ye, Kandıra bölgesini Ak-Baş’a verdi.


İzmit’in fethi Osmanlı Beyliği yönetimin yapılanmasında çok önemli bir yere sahiptir. Şöyle ki, İzmit’in fethinden sonra Orhan Bey ülkesini yeni baştan teşkilâtlandırdı; büyük oğlu Süleyman’a İzmit’i verdi. Bursa sancağına ikinci oğlu Murad’ı gönderdi, bölgeye “Bey sancağı” adı verildi. Eskişehir yakınındaki ilk pâyitaht Karacahisar’a amcasının oğlu Gündüz Alp’i tayin etti. Orhan Gazi kendi vilâyetlerinin “ulubey”i oldu.


Bütün bu tarihi bilgilerden de anlaşılacağı üzere, Orhan Gazi’nin İzmit ve çevresi için tarihi bir önemi vardır. “Kurucu Bey” hareket noktasının tam da ortasındadır. Daha önceki sempozyum isimlerimizin de bu bilgilerden hareketle isabetli olduğu ve bir tarihi sürecin devam ettirilmek istendiği anlaşılmaktadır.

 

YÖNTEM
Ana teması ORHAN GAZİ olmak üzere, Kocaeli’nin en eski çağlardan günümüze kadar coğrafyası, tarihî coğrafyası, arkeolojisi, eskiçağ, ortaçağ, yeniçağ, yakınçağ ve Cumhuriyet dönemlerindeki durumu ve gelişimi, toplumsal ve ekonomik yapısı, eğitim ve basın, kültür ve dil bilimsel normlar çerçevesinde ve bilimsel tebliğler halinde ortaya konulacaktır. Bu tebliğler sempozyum sırasında ve sonrasında değerlendirilip eleştiriye tabi tutularak nitelikli olanları sempozyum kitabında basılacaktır.